Hürmüz Boğazı İçin Çözüm Taslağı Gündemde

Hürmüz Boğazı İçin Çözüm Taslağı Gündemde

ABD ve İran, yaklaşık on haftadır devam eden gerginlikleri sona erdirecek kapsamlı bir anlaşma üzerinde anlaşmaya çok yaklaştı. ABD’li üst düzey bir yetkilinin aktardığı bilgilere göre, iki ülke, pazar günü yapılması planlanan açıklamada, enerji krizine yol açan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak 60 günlük bir yol haritası üzerinde mutabık kaldı. Bu anlaşma, küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı azaltmayı hedeflerken, İran’ın ekonomik çıkarlarıyla ABD’nin nükleer silahsızlanma talepleri arasında bir denge kurulmasını amaçlıyor.

Başkan Trump, geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok Müslüman ve Arap ülkesinin liderleriyle bir telekonferans görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye katılan liderlerin hepsinin anlaşmaya destek verdiği ifade edildi. Pakistan, Mareşal Asim Munir liderliğindeki iki günlük Tahran ziyaretinin ardından baş arabulucu rolünü üstlenirken, diplomatik çözümün askeri seçeneklerin önüne geçtiği vurgulandı. Trump’ın anlaşmadaki temel ilkesi “performans karşılığında tazminat” olarak belirlendi. Nükleer müzakerelerde ciddiyet gösterilmemesi durumunda ise 60 günlük sürenin tamamlanmadan sona erebileceği uyarısı yapıldı.

Anlaşma taslağında tarafların üzerinde anlaştığı maddeler şu şekilde sıralandı: Hürmüz Boğazı, 60 günlük süre zarfında geçiş ücreti olmaksızın trafiğe açık kalacak. İran, gemilerin serbest geçişi için döşediği mayınları temizleyecek; buna karşılık ABD, İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldıracak ve petrol satışına yönelik bazı yaptırım muafiyetleri tanıyacak.

İran, nükleer silah edinme çabası içinde olmadığını ve uranyum zenginleştirme programını askıya alarak yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ortadan kaldırmak için müzakerelere gireceğini taahhüt etti. Ayrıca, bölgedeki ABD kuvvetleri 60 günlük süreçte bulundukları yerde kalacak, ancak nihai bir anlaşma sağlandığında geri çekilmeye başlayacaklar.

Taslak metinde, İsrail ile Hizbullah arasındaki Lübnan savaşının da sona ereceği belirtilmektedir. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu konudaki kaygılarına rağmen, Trump’ın önceliklerini global ekonomi ve ABD çıkarları olarak belirlediği kaydedildi. Beyaz Saray kaynakları, İran’ın ekonomik zorluklar nedeniyle yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması hususunda müzakerelerde istekli olduğunu düşünüyor. Trump’ın nükleer taleplerinin karşılanması halinde, İran ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesi ve ülkenin ekonomik potansiyelinin açığa çıkarılmasına destek vermeye hazır olduğu ifade edildi.

Author: Ece Yıldız