O yorumu babası yazmamış… Organize kötülük!

Onur Baştürk: Manasız ve erkek egemen bir yorum. Ama babası yapmamış yorumu, o zaman dağılabiliriz… 

Ömür Gedik: Tam hayli söylenecekken yazan kişinin Sefo’nun babası olmadığını öğrendim. Umarım doğrudur. Yoksa bu bildiğin psikolojik şiddet derdim. Sefo da ailesiyle ilgili oturup düşünmeye başlardı herhalde.

Orkun Ün: Ben gerçek sandım ilk başta. Dedim babalara bak artık kulak çekeceklerse sosyal medyadan çekiyorlar. Ama o yorumu yapan kişi Sefo’nun babası değilmiş neyse ki. Olsaydı çok açıkça ayıp etmiş olurdu oğluna.

Savaş Özbey: Valla ben de gerçek sandım. Gerçek olmamasına da çok sevindim. Çok nahoş bir durum olurdu hem Sefo hem de Melisa Döngel için. Ama yapan da tam organize kötülük galiba. Anneye de like’latmışlar bir de sanırım.

Savaş Özbey – Orkun Ün – Ömür Gedik – Onur Baştürk

Çaprazlama itiraf savaşı

Birbirlerine dair “şiddet” suçlamaları yapan Batuhan Karacakaya ve Ayşe Aslanpay’ın paylaşımları olay oldu. Çiftin video savaşlarına ne diyorsunuz?

Onur Baştürk: Akıl fikir diliyorum her ikisine de. O kadar kurgu duruyorlar ki, insan neye inanacağını şaşırıyor ve şuna üzülüyor: Şiddet gibi ciddi bir konuyu alet etmelerine… 

Savaş Özbey: Biri öbürünün eline “şiddet itirafı” görüntüsü vermiş, öbürü de ona “Ben aslında makyaj yaptım, darp değildi” kaydı. Çaprazlama itiraf savaşı. Herhangi bir durumda karşılıklı ateşlenmek üzere hazırda tutulan füzeler gibi.

Orkun Ün: Günümüz ilişkilerinin nasıl çirkin bir hale geldiğinin en güzel örneklerinden. Artık millet ilişki sırasında arşivcilik yapıyor. Kötü anlarını arşivliyor üstelik. Şiddet iddiasına gelince… Batuhan’ın kendi ağzından itirafı var. Çektiği videoda “Kız arkadaşıma zarar verdim” diyor. E yapmış yani. O yüzden üzgünüm ama Batuhan sonuna kadar haksız.

Ömür Gedik: İlişkilerde çiftler birbirlerine karşı dedektiflik yapıyorsa orada bir sorun vardır. Ve ne yazık ki günümüz ilişkilerinin çoğunda sorun var. Örnekteki de bunlardan biri. Ya ilişkiye girmeyeceğiz ya da açık vermeyeceğiz, oraya doğru gidiyor hayat.

Ateş olmayan yerden…

Ebru Şallı’yla eşi Uğur Akkuş’un evlerini ayırdığı konuşuluyor. Beklenen son mu sizce?

Savaş Özbey: Beklenen ayrılık. Ebru Şallı evliliğindeki sorunları göğüslemeye çalıştı. Şiddet görmediğini söyledi mesela. Ama bunların bir noktada patlak vereceği aşikârdı. 

Onur Baştürk: Net bir şey yok galiba. Erkek tarafı “Öyle bir şey yok” demiş. Ama ne derler, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. 

Orkun Ün: Beklenen ve bir türlü gelmeyen son, evet. Bir sıkıntı olduğu öyle net ki ilişkilerinde. Sürekli ayrılık haberleriyle gündeme geliyorlar. Yahu ateş olmayan yerden bu kadar büyük bir duman asla çıkmaz. Ama belirsizlik kafayı yedirtir insana. Bence “Ya tamam ya devam” cümlesini artık kurmaları lazım.

Ömür Gedik: “Her evlilikte böyle iniş çıkışlar olur” dedi zaten Ebru Şallı. Boşanacak olsalar “Dava açıldı” derdi. Hepimiz insanız, olur böyle şeyler. Hayırlısı olsun haklarında. Nasıl mutlu olacaklarsa öyle yaşasınlar.

Rahatsız eden bir samimiyet

Sosyal medyada paylaşılan bir video ile Selami Şahin’in yoldan geçen kadınları ofisine davet ettiği öne sürüldü. Sizce gerçek mi, uydurma mı?

Savaş Özbey: “Etiler’de bunu herkes biliyor” diyen de var, samimiyetinden öyle olduğunu söyleyen de. Bence samimiyetse bile belli ki insanları rahatsız eden bir samimiyet.

Orkun Ün: Gerçektir, çünkü uzun zamandır konuşulan bir konuydu bu. Herkes bilirdi Etiler civarındaki. Ama kimse ses etmezdi. Şimdi bizler bu olayı yaşlılığına mı vereceğiz, yoksa linç mi edeceğiz, inanın bilemiyorum.

Ömür Gedik: Selami Şahin’in Etiler civarında hayranları ve tanıdıkları ile vakit geçirip sosyalleştiğini herkes biliyor. Ben hiçbir tacizine denk gelmedim, çok da sever ve sayarım kendisini. Hasta olduğunu da hiç sanmıyorum. Samimiyeti taciz boyutuna taşıyanlar olmaya başladığı için bundan sonra daha dikkatli olması gerekiyor.

Onur Baştürk: Ben öncelikle şunu anlamadım; niye gizli gizli çekmişler Şahin’i… Ayrıca yoldan geçen kadınları ofisine davet etmek bana “skandal” bir şeymiş gibi gelmedi. Sonuçta aralarında nasıl bir konuşma geçtiğini bilmiyoruz. Gizli çekilmiş görüntülere bakarak yargılamak çok kolay. O yüzden sakin olup yargılamamaktan yanayım. 

Hayranı ‘takıntılı’ olduğunun farkında değil

Ezgi Mola, kendisini takıntı haline getirip 7 yıl boyunca takip eden hayranıyla mahkemelik oldu. Hayranı mahkemede, “Amacım tanışıp samimi bir arkadaşlık kurmaktı. Kulis çıkışında selamlaştık, beni tanıdığını söyledi. Ufak bir sohbet ettik” dedi. Ne diyorsunuz bu meseleye?

Ömür Gedik: Ünlüler ve hayranları diye bir şey var. Genelde iyi, bazen de sıkıntılı olabiliyor. Zarar verme, tehlikeli olma noktasına gelmesi anlık mesele. Dünyada da örneklerini gördük, dikkatli olmak lazım. Ezgi’ye geçmiş olsun.

Onur Baştürk: Valla zor bir durum. Hayranı “takıntılı” olduğunun farkında değil. Ezgi Mola da doğal olarak sürekli izlenmekten rahatsız olmuş. Ezgi’ye sabır diliyorum. 

Savaş Özbey: Ezgi Mola’ya çok geçmiş olsun. Tipik takıntılı hayran. Şöhretin bedellerinden biri de bu maalesef. O kadar çok ünlünün başına geliyor ki. Serenay Sarıkaya’nın da arabasını tekmelemişti biri.

Orkun Ün: Böyle mevzular çok yaşanıyor. Takıntı büyük bir hastalık aslında. Kendilerine selam verenleri, göz kırpanları, elini sıkanları bir anda en büyük aşkları, en yakın dostları sanıyorlar. Başınıza gelirse koşarak uzaklaşın mutlaka böylelerinden.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir